Beynimde habis bir ur uğulduyor
O ur kara bir leke bırakıyor kollarıma, bir pazubant,
Sövdüklerim tanınsın diye gittiğim ara mekanda.
Sanki o geçmişin dizlerine gömütlüyor beni
Telefonlar beni söylüyor daim akşamüstleri.
Buraya, bu mahvolmuşlar diyarına
Tonlarca acıyı omuzlayarak girdim
Metanet kelimesiyle aynı safta:
Alkış yok, övgü yok ama umursamıyorum
Güya cesurum, güya öğrendiklerimden artakalan
Tortu taçlandırıyor, ergenliği boğdurulmuş bir kralım,
Diyorum, hayat şımartılmış bir reklam yıldızıdır sadece.
Oysa herkes dışarıda kaldı, bir ben
Hapsolmuşum saçları taralı piyanonun tuşlarına
Ve çalınan her notada kapanıyor
Ölümle yaşam arasındaki mesafe.
Ben’i tek celsede sorumlayan ukala ey!
Kur şiirini artık öteki’nin üstüne!
O ur kara bir leke bırakıyor kollarıma, bir pazubant,
Sövdüklerim tanınsın diye gittiğim ara mekanda.
Sanki o geçmişin dizlerine gömütlüyor beni
Telefonlar beni söylüyor daim akşamüstleri.
Buraya, bu mahvolmuşlar diyarına
Tonlarca acıyı omuzlayarak girdim
Metanet kelimesiyle aynı safta:
Alkış yok, övgü yok ama umursamıyorum
Güya cesurum, güya öğrendiklerimden artakalan
Tortu taçlandırıyor, ergenliği boğdurulmuş bir kralım,
Diyorum, hayat şımartılmış bir reklam yıldızıdır sadece.
Oysa herkes dışarıda kaldı, bir ben
Hapsolmuşum saçları taralı piyanonun tuşlarına
Ve çalınan her notada kapanıyor
Ölümle yaşam arasındaki mesafe.
Ben’i tek celsede sorumlayan ukala ey!
Kur şiirini artık öteki’nin üstüne!
