böcekçiler çarşısında
hakkı efend’inin
en güzel böceklerindendim
yeşil kanatlarım
kahverengi omurgalarım vardı
bakışlarım sular gibi yakar
boynuzlarım hilekârdı
satamazdı ellerinde beslerdi beni
dudaklarımdan öper bahçeye salardı
aldatmazdı
gün oldu saldı beni tabutunda
taşırken soylular kefenini
o kanatlarıma daldı
her sabahında ihanetin
böcekçiler çarşısında bir ah kaldı
iç. ağır ol bay düzyazı, S. 7 / ocak-şubat 2002, s.2