taşlar üstüste dizilip sessizliği keşfederken
öldürür arzuları kayıtsızlık
aşka bulaşır şefkat duygusu, rahatsız eder
suyun soğukluğunu hissersin günün ilk ışığıyla
tanrıya sığınan tüm insanlar gibi
ağlayıp iççekerek ararsın huzuru
yazarak dileklerini küçük kağıtlara
yalvararak ikonlara
yön verir ışığa yüzündeki değişim
masumiyetine saklanır su
iki mum yakarsın; hayat ve ölüm için
katılıp kendi kendini kandırma oyununa
erken dökülmüş yapraklar serilir yola
bozulur yazın dengesi
çözmek istersin sırrımızı konuşarak
anlatmak, söylemek istemediklerinin hepsini
aşınır yorgunluğumuzda anlam, yol uzar
20. 01. 2001
