Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology uzungüneş, cem [1962] casus

casus

6
0

Kuşkunun baykuşu yüzünde donmuş,

evet kanat çırpmıyor ama bu bir pandomim;

belleğini kandıramaz…  kımıldayamaz.

 

Yüzündeki kuş herşeyi biliyor,

(ah, o yitik bilgisizlik cenneti);

oyun değil bu, değil,

kendi gibi sır küpü adamların kenti bu.

 

Sarı, ıslıklar gibi geçen taksilerin

camlı döner kapıların içinden

bize şaşkınlıkla bakan bir çocuk

yüreğimizdeki casus. Kuş her şeyi biliyor.

 

Dama açmazlarından kurulu kent

akut

bir dikkat

gerilimi — yüksek, dakik anların,

(olasılıklar ağına yakalanmış)

kendi gibi sır küpü adamların!

 

Başka baykuş bakışlardaki şifreleri,

jestlerdeki şüpheli mesajları unutup,

yabancılara kanı kaynamasın annesi.

Kendinin köstebeği o. Kalbinin.

Kendisini çocukluğuna da mı gammazlayamaz ?…

 

İşte, işte bir salaş meyhanenin, mürşit

ruhunu dinleyip, neredeyse mutlak teslimiyetin

dizine yatıp ağlasa, hafif bir kadının (adamın)

beyaz bacaklarına ateş yüzünü gömüp …


Ah, o yüzün astarı yok. Yüzündeki kuş her şeyi biliyor;

bir hayâl annenin kahkahayla göğe hoplatılması!

bir hayâl annenin kahkahayla göğe hoplatılması!

 

Bu sahnenin zamanı tersyüz edilemiyor;

unuttuklarımızı denetleyemiyor

yüreğimizdeki casus:

——- “(…) Hay Allah, diyor çocuk, gördüler bizi

——- saklanın! Tam burada buluşuruz;

——- otuz yıl sonraki belleklerinde!(…)”

ah, bütün yaşları orada buluşursa; o kuşkulu, baykuşlu yüzde

kaç kişi olacak(lar)? Kübik bir resim gibi çok ifadeli bir yüz

mü olacaklar?

 

Bastırılmış çocukluğu ondan bağımsız,

ona, yani kendi yetişkinliğine öykünerek

hıh, oyunun farkında olduğunu

gizlemeği oynuyor.  E casus

kanı soğuk olmalı annesi!

Annesi…

Anne!

 

 

1992, Güzelbahçe

1997, Yenilevent