Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda insan beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selam vermeğe dervişan beğenmez
Âlemi ta’ neder yanına varsan
Seni yanıltır bir mesele sorsan
Bir cim bile çıkmaz karnını yarsan
Camiye gelir de erkan beğenmez
Elin kapısında kul karvaş olan
Burnu sümüklü hem gözü yaş olan
Bayramdan bayrama bir tıraş olan
Berbere gider de tıraş beğenmez
Dağda bayırda gezen bir yörük
Kimi timarli sipahi kimi serbölük
Bir elife dili dönmiyen hödük
Şehristana gelir ezan beğenmez
Bir çubuğu vardır gayet küçücek
Zu’ m-u fasidince keyfettirecek
Kırık çanaği yok ayran içecek
Kahveye gelir de fincan beğenmez
Yaz olunca yayla yayla göçenler
Topuz korkusundan şardan kaçanlar
Meşe yaprağını kıyıp içenler
Rumeli Yeniçesi dühan beğenmez
Aslında neslinde giymemiş hare
İş gelmez elinden gitmez bir kâre
Sandığı gömleksiz duran mekkâre
Bedestene gelir de kaftan beğenmez
Kazak Abdal söyler bu türlü sözü
Yoğurt ayran ile hallolmuş özü
Köyden şehre gelse bir Türk ‘ün kızı
İnci yakut ister mercan beğenmez
(iç. Mustafa Ertugrul Kaan, « Haci Bektas-i Veli, Bektasilik, Bektasi, Nefesleri », Gayret Kitabevi, İstanbul,1964 )
