verimsiz bir çağda hoyrattır geçen zaman
saati kır
uykuyu yırt gözlerinden
acının köklerini sula
çoğalsın sabah
saksılar sana gülümseyebilir
ovala çamurunu kalbinin
geliyor işte yine o yaralı karınca
yıkımlardan öğreniyoruz yaşamayı
saklayarak kendimize yaralarımızı
içimizi döküyoruz besleme bir hayata
bir tek geriye adını koymak kalıyor
zebaniler çağında üremenin
mayın aklın kırdığı
hayatın da bir kalbi vardır
yeni bir ses düşer seslerin üzerine
her kapının anahtarı olan söz
insan kendini her şeye rağmen yeniliyor
yoksa hiçbir anlamı kalmayacak haykırışın
havada asılı kalan sesin çınlamasının
kalmayacak anlamı çoğalan kuşkunun
çizmeli üstünü kederi keşke olan her şeyin
lütfen kalbine iyi davran…
çıkarıp attığımız elbiseler gibidir geçen zaman
Ekim 2000
