şimdi ben burada konuşuyorum ya
şimdi ben burada yalnız değilim valla
kürt necati dereli muhammet
beni anlatıyor rutubetli odalarda
cürecilerin hüseyin türbeli kamil
faden müşküle adını yazmadıklarım
karanlıkta fotoğrafım ellerde
ben kırşehirde güneşe bakan kerpiç duvar önünde
şimdi ben burda köprüde hayıt düğününde
sözler topluyorum paylaşmak için
acıları hırpalıyorum kanatıyorum yoksullukları
gözlerimde sönmek bilmeyen özlem
gözlerimde apansız uçurum
beni anımsıyordur zeytin silkicileri
pamuk toplayıcıları tütüncüler
ellerini yumruklayan rençperler
mazlum sözcükleri sevmeyen ameleler
oynak bir toğrağı iğdiş edip duruyordur
kasıklarına indirdikleri çapalarla
dallar düşürüyordur yeşersin diye
gömütlüklerin güneş görmeyen sonlarına
korkular ki davul çalıp duruyor penceremizde
zurnasını hiç bırakmayan çingene bağ oraklarını bileğliyordur
kırıldıkça canlanan masa
kırıldıkça canlanan sandalye
ağaçları örgütlüyordur
kalabalık görünmek için tahtacıları
şimdi ben burada konuşuyorum ya
şimdi ben burada yalnız değilim valla
————————– iç. “kendini kanatan düşler”, 1992