Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology erincik, mehmet şah [1979] fatma’yla ikimiz

fatma’yla ikimiz

32
0

İkimiz mi desek

beraber hiçbir şey yaptığımız yoktu

beraber yürüyoruz desek, o kendiyle yürürdü.

Aramızda binlerce insan vardı belki,

ben aramızdaki mesafeyi o günlerde görmüyordum.

Üstelik aramızı yoklayan şeytanlara

büsbütün kızıyordum.

 

Otursak o kendiyle oturur gibi mutsuzdu

ben onunla oturur gibi

çayımı bir güzel içerdim, fatma’nın gözlerini içerdim

huysuzluk etti mi, içim ürperirdi huysuzluğundan

nasıl desem, korkunç bir uğursuzluk

düşen nar gibi etrafa saçılmış olurduk sanki

ben onda yoktum – evinden bile sayılmazdım

elbiselerimiz ayrı, susuşlarımız, korkularımız;

böylece biz bir bütün sayılmıyorduk.

 

Ben kendi kendime severdim

o kendi kendine sevmezdi

bir elmaya dokunmuyor gibi

ısırmıyor gibi şeffaf yanlarından

öylece severdik o serin köşesinde denizin

her şeyde eksik her şeyde mutsuz

paltosuna sarılı bir yalnızlık gibi

çıkmış gibi uykusundan bir sübyanın

işte öylece kendi kendine.

 

Ben üzgünsem onunla birlikte üzgündüm

onun karaltısından filan bile üzgündüm

ayaklarının çarpmasından birbirine

bir sütun gibi döndüğü zaman yüzünü

onu bakmamak ordusu sanırdım

işte orada kahrolurdum,

aramızda bunca bina varken

bunca sözcük bunca duvara çarparken

fatma’yla ikimiz iki oyuncak gibi yan yana

sadece yan yana.

 

Aramızda binlerce insan vardı

ben aramızda masa var sanırdım.

çayımın en şehvetli yanı dudaklarımı ıslatırdı

sonra bir gün nedense fatma’yla ikimiz kaldık

o ikimizken biz gökyüzüne baktık

ikimizken yumuşak

ikimizken hayat güzeldi

benim kalbim ondan sonra ağrıdı…