Ben kuyuya düşmekten başka bir şey değilim
Hiçbir şeye dokunamayanım bildim bunu
Bildim ayrıkotlarının arasında serilmiş ceset
Belki yakılıp geri verilecek toprağa
Belki su olacak
Ben kuyuya düşmekten başka bir şey değilim.
Kendi ateşimle ısıtıyorum bu üşüyen tenimi
Kendi ateşiyle Yakup nerede üşüyorsa öyle
Ateşler için odun toplamıyorum
söylenmemiş bir « hoşçakal »ım
verilmemiş bir « merhaba »
Çünkü yakıyor insanı bu u dönüşü
Bu bebeklik çağı,
Ah ben kuyuya düşen Yusuf, başka bir şey değilim.
Kestirip atıyorum içimden dokunamadığım gülleri
parçalarım yahya oluyor bir bir yıkanan
babamı özlesem yeridir ben kuyudaki Yusuf
babamın eskimiş bakışında tortu ve biraz tezhip,
Sevdiklerini hacca gönderen bir kalp gibi
sevdiklerini yontan toprağa
veriyorum artık merhaba
söylüyorum hoşçakal
budur kalbim ben Yusuf kuyudaki
başka bir şey değilim.
