Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology erincik, mehmet şah [1979] kiraz ağaçlarını bırakmak

kiraz ağaçlarını bırakmak

51
0

Johanson bu nedir: bana neden soruyorsun yüzümü?

Jay jay buna ne denir: bana neden ellerimi veriyor kiraz ağaçları

O kiraz ağaçlarının dallarında büyümedim ben

O kırmızı ve tatlı yemişlerinde büyümedim ben

Ben onları doğanın her köşesinde dursun diye

Suladım.

 

Baktım dünyanın her köşesinden

gökyüzü yeşertecek karanfilleri

baktım jay jay ayna benim, ayna sesim

karanfiller ise yansıması gökyüzünün

bıraktım kiraz ağaçlarını

Yabanlıkların, hüzünlerin engin suyuna.

 

Hayır bu bilmek değil, bu ağlamak değil devlet kapısında

Ne koltuğumun altında bir cumhuriyet ne zakkum ne leylak

Dört yüz yabancı, dört yüz kuşanmış asker, dört yüz hain bakış

Kurtardım seni onlardan, öyle bıraktım kiraz ağacını

Utancın krallık olduğu bir yerdeydim,

elimi açtım elimde dört yüz papatya jay jay

hepsini sana adadım, öyle bıraktım kiraz ağacını.

 

Kimsenin bilmediği bir yamaçta üzgündüm ve aklım mavi akıyordu

trenler gelip trenler gitti, oyunlar kuruldu, perdeler açıldı

gökyüzünü oynayan adamı getirdiler, giyotinleri getirdiler

gökyüzünü bir çırpıda dünyadan ayırdılar bir çırpıda alkışlar

durun alkışlamayın desem trenler biçecekti dilimi

durun n’olur alkışlamayın sevgilimi alıp götürdüler.

 

Dilim biçildi suskunluktan, konuşur oldum

öyle bıraktım o kiraz ağacını

soğuyan bir yüz oldum seni görmeyeli

yelpazemi yitirdim alevden sözcükler ortasında

seni orada toprağa nişanladılar

artık ölüme nefretle bakmak hakkımdır

artık necef çölünde serap, ellerinin orada

yüzünün orada öyle bıraktım o kiraz ağacını.

Dünyanın ve kötülüklerin kralı benim!